NSU Davası bir kez daha düşündürdü

Posted on


2 milyona yakın Türk’ün yaşadığı Alman toplumunda uyumun sağlanması için öncelikli yapılması gereken faşist-darwinist eğitimin durdurularak, sevginin, barışın, kardeşliğin ön planda olduğu bir eğitim anlayışının uygulanmasıdır.

Irkçılık dünyanın başına bela.

Faşist akımların tetiklediği 2. Dünya Savaşı, geride 55 milyon ölü bıraktı. Bu psikopat zihniyet halen dünya çapında etkisini sürdürüyor.

Geçtiğimiz haftalarda Almanya’nın yakın tarihindeki en önemli siyasi dava sayılan Nasyonal Sosyalist yeraltı örgütü NSU davası, ırkçı-faşist zihniyetin korkunç yüzünü birkez daha gün yüzüne çıkardı. Almanya’da 2000-2007 yılları arasında sekizi Türk, toplam 10 kişi bu ırkçı katiller tarafından katledildi ve şimdi Alman istihbaratının da yıllarca bu Neo-Nazi eylemlerini görmezden geldiği konusu ülkenin gündeminde. Geçtiğimiz hafta Almanya’nın en büyük televizyon kuruluşu olan 2. kamu televizyonu ZDF, aşırı sağcıların ülke çapındaki etkisini ortaya koyan bir program yaptı. “Devlet adına kundakçılık” adlı bu programda Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) örgütünün çapının Almanya ile sınırlı kalmadığını Avrupa’da faaliyet gösteren büyük bir faşist örgütün parçası olduğu anlatıldı.

Almanya’da yaşayan Türklere karşı bugüne kadar akıl almaz vahşette pekçok saldırı yapıldı. Masum canlarımız, psikopat düşüncelerle vahşice katledildi. Bu fasişt zihniyete karşı alınan önlemler ise hep polisiye veya adli tedbirler oldu. Bunlar tabi ki yetersiz kaldı. Diğer yandan Alman hükümeti, yabancıların Alman toplumuna uyumu konusunda politikalar geliştirmeye devam etti. İnsanlarda sevgi, kardeşlik, merhamet duyguları hakim olmadıkça topluma uyum sağlanması neyi değiştirir?

Almanya ırkçılıkla mücadele konusunda çok önemli  bir noktayı atlıyor: Darwinist-materyalist eğitim. Alman okullarında gençler Darwin’in öğretisiyle yetişiyor. Peki Darwin’in öğretisi nedir? Darwin,İnsanın Türeyisi adlı kitabında, Avrupalı Beyaz ırkların, zenciler, Asyalılar, Türkler gibi ırklara göre üstün olduğunu yazmıştı. İşte bu mantık, Neo-Nazilerin vahşi saldırılarının çıkış noktasıdır. Bu sapkın inanışa göre aşağı ırklar, güçsüz olanlar elimine edilip, yok edilmelidir. İşte Alman gençleri okullarda bu zihniyetin eğitimini alıyorlar. Biyoloji derslerinde Darwin’in evrim teorisi bilimsel bir gerçek olarak anlatılıyor ve akabinde bu okullarda yetişen gençler yabancı düşmanı birer katil oluyorlar.

Son yıllarda Alman hükümeti ısrarla yabancıların uyumu konusunda hamleler yapıyor, bu konuya ciddi bütçeler ayırıyor. Ancak bunu yaparken önemli bir noktayı atlıyor, sorunun kaynağını yani Darwinist eğitimi besliyor. Okullarda öğrencilere insanların bir hayvan türü olduğu, bunların bir kısmının da aşağı ırktan olup yok olmaya mahkum olduklarının öğretilmesi, ırkçı saldırıların devlet eliyle desteklenmesi anlamına geliyor.

2 milyona yakın Türk’ün yaşadığı Alman toplumunda uyumun sağlanması için öncelikli yapılması gereken faşist-darwinist eğitimin durdurularak, sevginin, barışın, kardeşliğin ön planda olduğu bir eğitim anlayışının uygulanmasıdır.

Hristiyanlar sevgi insanıdır. Müslümanlar da Kuran’a göre din, dil, ırk ayrımı olmadığını çok iyi bilirler. Her zaman dostluktan, sevgiden yanadırlar. Dolayısıyla Almanların ve Türklerin Almanya’da dostluk içerisinde yaşamasına hiçbir engel yoktur. Yapılması gereken tek şey gençlerin beyinlerini zehirleyen Darwinist eğitime son vermektir.

Advertisements

Bir Yorum Yaz/Leave a comment

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s