11 Temmuz 1995: Şeytanın ölüm ayini

Posted on Updated on


srebrenica_katliami_bosna (23)Bundan 18 yıl önce 11 Temmuz. Bosna’da şeytanın ölüm ayini yaptığı o felaket gün.

Şeytan kulaklara fısıldadı ve 8 bin 300 Boşnak Müslüman 5 gün içinde durmaksızın şehit edildi.

II. Dünya Savaşı’ndan bu yana Avrupa’da gerçekleşen bu en büyük toplu soykırım, tarihe Srebrenitsa katliamı olarak geçti. Tüm dünyanın gözü önünde, Avrupa’nın ortasında BM’in gözetiminde Sırplar tarafından bir katliam yapıldı ve günlerce devam eden bu akıl almaz vahşete hiç kimse “dur” demedi.

Srebrenitsa katliamıyla son bulan Yugoslavya iç savaşı 1992 Mart ayında başlamıştı. Sırplar, Bosna’da Müslüman katliamı yapıyorlardı. Bunun üzerine BM gücü bölgeye gelerek Saraybosna, Bihaç, Gorajde, Zepa, Tuzla ve Srebrenitsa’nın da içinde bulunduğu 6 yeri güvenli bölge ilan etti. Ancak bu, sözde bir ‘güvenlik’ti. Savaş sonunda yapılan Dayton Anlaşmasının mimarı Richard Holbrooke, 1999 yılında kaleme aldığı Bir Savaşı Bitirmek adlı kitabında sözde ‘güvenli bölgeler’in durumunu şöyle anlatıyordu:

“Güvenlik Konseyi tarafından 1993 kararlarıyla “BM Güvenli Bölgesi” olarak seçilmiş bu yerlerin güvenlikle ilgisi yoktu. Mladiç, her üç kenti haritadan silip, Doğu Bosna’yı baştan başa Sırp toprağı yapmaya karar verdi.” [Bir Savaşı Bitirmek, Sayfa 95]

Sözde güvenli bölgelerden biri olan Srebrenitsa’da Müslümanların silahları, koruma gerekçesiyle BM’e bağlı Hollanda Barış Gücü tarafından toplandı. Böylece kadın, çocuk, yaşlı onbinlerce Müslüman, Sırp ateşi karşısında savunmasız bırakılmıştı.

Tarih, 6 Temmuz 1995

Sabaha karşı 03.15’te Sırplar binlerce sivilin yaşadığı güvenli bölge Srebrenitsa’yı kuşatma altına alıp, silahsız Boşnaklara karşı yoğun roket ateşine başladılar. Sırp ateşi başlayınca, Boşnaklar, BM güçlerinden teslim ettikleri silahları geri istediler ancak bu talepleri reddedildi. Sırp ateşi tüm gün boyunca sürdü. Akşam üzeri çok şiddetli sağnak yağmur başladı. Bunun üzerine görüş mesafesi azaldığı için Sırplar mevzilerine geri çekilmek zorunda kaldı. Srebrenitsa’yı korumakla görevli Hollandalı Barış Gücü komutanı Thom Karremans Sırp ateşine karşı, BM’den hava desteği istedi. Ancak bu istek, Yugoslavya’nın eski Cumhurbaşkanı Slobodan Miloseviç ile Eski Yugoslavya’nın AB Özel Elçisi olan Carl Bildt arasındaki görüşme gerekçe gösterilerek reddedildi. Savunmasız Müslümanlar göz göre göre Avrupa’nın ortasında Sırp katliamına maruz bırakılıyordu. Bu olanlardan ABD’nin de bilgisi vardı çünkü Mladiç’e bağlı 10 binden fazla aşırı Sırp milliyetçisi çetniğin, Srebrenitsa’ya doğru hareket ettiği istihbaratı 1 ay öncesinden alınmıştı. Ancak tüm istihbari bilgilere rağmen ABD, Müslüman kıyımına engel olmadı.

8 Temmuz 1995: Hollandalı askerler silahlarını ellerinden aldıkları Boşnakları korumakla görevli olmalarına rağmen Sırpların açtıkları yoğun ateş nedeniyle Javor dağındaki iki kontrol yerini terkedip, kaçtılar.

9 Temmuz 1995: Sırplar, sabah saat 9.00’da ve akşam üstü 18.15’te Hollanda gözetleme kulelerine saldırıp, BM Barış Gücüne bağlı 30 Hollandalı askeri rehin aldı.

10 Temmuz 1995: Gelişmeler üzerine Hollandalı komutan Karremans, hava desteği talebini tekrarladı. BM komutanı General Janvier önce bu talebi reddetti ancak ısrar üzerine olumlu yanıt verdi verdi. Hollandalı komutan halka, Sırpların sabah 06.00’a kadar güvenli bölgeden çekilmemesi halinde, NATO güçlerinin hava saldırısı başlatacağını söyledi.

11 Temmuz 1995: Saat 12.00’den itibaren çoğunluğu kadın, çocuk ve ihtiyarlardan müteşekkil 25 bin mülteci Potoçari’deki ana Hollanda üssüne kaçtılar. Saat 14:40’ta Hollanda F16 uçakları Srebrenitsa’yı kuşatan Sırp mevzilerine iki bomba attı. Bir Sırp tankı isabet aldı. Sırplar saldırı devam ederse ellerinde rehin tuttukları Hollandalı askerleri öldürecekleri ve 25 bin mültecinin bulunduğu Potoçari üssünü roket atışına tutacakları tehdidinde bulundular. Bunun üzerine NATO güçlerinin havadan müdahalesi durdu.

Saat 16.15’te Sırp komutan Ratko Mladiç, icinde silahsız 25 bin Müslüman Boşnak’ın bulunduğu şehri BM askerlerinin eliyle teslim aldı. Mladiç, Srebrenitsa’ya girip kent merkezinde kameralar karşısında yaptığı konuşmasında gerçekleştireceği katliamı şu sözlerle anlatmıştı:

İşte 11 Temmuz 1995’te Sırp şehri Srebrenica‘dayız. Büyük bir Sırp bayramı arifesinde iken bu şehri Sırp milletine armağan ediyoruz. Nihayet, Türklere karşı ayaklanmamızı hatırlayarak, bu topraklarda Müslümanlardan intikam almamızın zamanı geldi.

11 ve 12 Temmuz tarihlerinde Sırplar, kentteki 15 ile 70 yaş arası erkekleri savaş suçlusu sanıkları olarak sorguya çekmek gerekçesiyle ayırdı. Kalanlar ise kamyon ve otobüsleri bindirilerek kent dışına çıkarıldı. 5 gün boyunca Sırp askerler Müslüman Boşnakları yollarda, dağlarda kurşuna dizdiler. Sırp askerler cesetlerin kimlikleri tespit edilmesin diye cesetleri parçalayarak sayıları 370’i bulan toplu mezarlara gömdüler. Bugüne kadar Srebrenitsa’da bulunan tek bir toplu mezarda 775 Boşnak Müslümana ait kemik bulundu. Her yıl, bir yenisi bulunan bu toplu mezarlar, 20. yüzyılın sonunda Avrupa’da Müslümanlara karşı yapılan soykırımın utanç tablosudur.

11 Temmuz’da başlayan toplu katliam sırasında Hollandalı askerler de Srebrenitsa’daydılar. Yanı başlarında Müslümanlar vahşice şehit edilirken, Hollandalı askerlerin kampına 2-3 kamyonet dolusu bira ve sigara getirtilerek kutlama partileri yapıldı. Bu kutlama görüntüleri daha sonra İngiliz yayın kuruluşu BBC’de yer aldı.

Çok uzak değil bundan 18 yıl önce, bilgi ve iletişimin çok hızlı sağlanabildiği bir dönemde 5 gün içinde 8300 Müslümanın Avrupa’da şehit edilmesine tüm dünyanın nasıl göz yumabildiği hala anlaşılabilmiş değil? Sorumluların bir kısmı öldü, bir kısmı halen yargılanıyor ancak tüm bunları okuduktan sonra bence her insanın aklından geçen soru şudur; nasıl bir ilhamla savunmasız, masum binlerce insan katledilebilir? Bazıları psikopat olabilir ancak bu ruhsuzluğa karşı koyacak bir güç olması gerekir. Dünya çapında etkin olması gerekin bu güç halen oluşmadı. Bu öyle bir blok olmalı ki tüm politik, bölgesel, etnik, maddi çıkarlar bir yana bırakılacak ve dünyada barışın, sevginin, iyiliğin tesis edilmesi için ittifak edilecek. Böyle bir ittifakı oluşturabilecek yegane güç Müslümanlardır. Çünkü kendisinin ve yakınlarının aleyhine dahi olsa adaleti korumak, yetime, yoksula sahip çıkmak, insanları özgürleştirmek, malı eşit olarak dağıtmak Müslümanlara farzdır. İşte bu nedenle İslam ülkelerinin iyiliği, sevgiyi, barışı, adaleti, hoşgörüyü yaymada ortak hareket edip İttihad-ı İslam’ı oluşturmaları şarttır. Böyle güçlü bir sevgi, adalet ittifakı karşısında zalimler asla güç bulamazlar ve Allah’ın izniyle Srebrenitsa gibi katliamlar bir daha yaşanmaz.

Advertisements

2 thoughts on “11 Temmuz 1995: Şeytanın ölüm ayini

    best digital camera 2014 said:
    July 14, 2014 at 11:11 pm

    Hi, this weekend is fastidious for me, because this occasion i
    am reading this great informative post here at my home.

    search engine said:
    July 10, 2014 at 1:19 pm

    Truly no matter if someone doesn’t be aware of then its up to other viewers that they will help,
    so here it takes place.

Bir Yorum Yaz/Leave a comment

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s