Sevgi dünyanın yaratılış gayesidir (SESLİ MAKALE)

Video Posted on


Sevgi dünyanın yaratılış gayesidir.
Dünya sevince güzel. Bir bebeği, yeni filizlenmiş bir tomurcuğu, mahsun gözlerle bakan bir kediyi…
Sevginin kaynağı ruhumuz.
Sevgiyi öldüren ruhunu da öldürüyor. Farkına varmıyorlar ama aslında sevgisiz insanlar birer ceset olarak yaşıyor bu dünyada.
Onlar dünyanın güzelliklerinin, lezzetinin farkına varamıyor çünkü apayrı bir boyutta yaşıyorlar; sevgisizlik boyutu.
Sevgisizlik boyutu nerede mi? Dünyanın tüm yükünün, tüm kirinin, tüm kavgasının bulunduğu ruhsuz insanların yaşadığı yerde.
Sevgiyi öldüren insanlar, sadece sevgi katili olmakla kalmıyor, dünyanın tonlarca ağırlıktaki yükünü omuzlarına yüklüyorlar. Dünyanın tüm kirini, mutsuzluğunu, kinini, korkusunu, öfkesini ruhlarına yüklüyorlar. Ama bu öyle belalı bir yük ki, insanın peşini bırakmaz. Bataklık gibi yükü arttıkça daha da batar. İşte dünya bu sevgisizlik bataklığında can çekişiyor. İnsanlar birbirlerini sevemiyor. Enaniyet öyle bir bela ki insanları her yanlarından yakıp kavuruyor. Soy, ırk, mezhep, din, dil, ten rengi, yaşanılan şehir, mensubu olunan cemaat ve daha onlarca çeşitlilik insanları enaniyet yarışında şeytani bir hırsa sürüklüyor. Bu hırsın kendilerinden neleri alıp götürdüğünün farkına bile varmıyorlar. En başta sevgi bitiyor. Allah dünyayı sevgi için yaratmış ama bu insanlar sevgiyi öldürmekte bir mahzur görmüyorlar. Ey insanlar, sevgi olmadan dünyanın bir anlamı yok. Siz sevgiyi öldürürseniz, dünya da sizi öldürür. Mutlu olmazsınız. Ufak bir bebeğin gülücükleri sizde şefkat uyandırmaz, kupkuru dallarda filizlenen bahar çiçekleri sizde heyecan uyandırmaz. Doğayı, hayvanları sevmeyen insanları zaten sevemez. İnsan sevgisi bitince kavgalar, çatışmalar ve nihayetinde savaşlar başlar. Dünyayı kara bir bulut gibi saran çatışmaların asıl sebebi sevgisizliktir. Üç büyük kutsal dinin mensupları birbirinden neredeyse ölümüne nefret ediyor. Bu da yetmiyor Müslümanlar kendi aralarında bölünüyor, mezhep mensupları birbirini acımasızca katlediyor. Bu öyle bir bela ki dünya tarihinde hiç olmadığı kadar insanlar bu sevgisizlik hastalığına tutulmuş durumdalar. Şu an dünyanın pekçok ülkesinde aynı topraklarda yaşayan insanlar ya genetik farklılıklar ya da inanç farklılığı nedeniyle birbirine kırdırılıyor. Sevgisizlik belasına kapılan insanlar da şuur kapanıyor. Bir kişi de çıkıp biz ne yapıyoruz? Bu ölümüne nefretin sebebi nedir?, neden birbirimizin canını yakıyoruz? diye sormuyor. Suriye, Mısır, Irak’ta hemen hemen hergün oluk oluk Müslüman kanı akıyor. Dünya sanki bir aksiyon filmi var gibi sadece izliyor. Kalbinde bir parça Allah sevgisi, insan sevgisi olup da bu manzaraları gören ne yapar biliyor musunuz? Yeri göğü birbirine katar, bu akıl almaz vahşeti durdurmaya çalışır. Durdurmak derken yapılması gereken “onlar bir vurdu, ben on vurayım mantığı değildir. Böyle bir tutum ancak yangına körükle gitmektir ki asla bir çözüm olmaz. Bugüne kadar da olmadı. Tedaviye hastalığın nüksettiği noktadan başlamak gerekir. Sevgisizlik, vicdansızlık zehirini çözecek tek panzehir vardır o da sevgidir.

Advertisements

Bir Yorum Yaz/Leave a comment

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s