Arakan’lı Müslümanlar kimdir? Neden kendi vatanlarında zulüm görüyorlar? (Fotoğraflarla)

Posted on Updated on


Nüfusunun yüzde 5’ini Arakanlı Müslümanların oluşturduğu Myanmar (Burma)’da bugün Müslüman kardeşlerimiz vahşice yöntemlerle şehit ediliyor.

Arakan’a İslam, ilk kez Arap tüccarlar aracılığıyla girdi. İslam’a karşı olan büyük yöneliş, 1430 yılında bölgede bir İslam devletinin kurulmasıyla sonuçlandı. Bu devlet 350 yıl varlığını korudu. Ancak bu dönemin sonunda Budistler Arakan’ı işgal ederek İslam devletini ortadan kaldırdılar.

amapuramosque

1783 yılında Müslümanların siyasi iktidarı kaybetmelerinden hemen sonra Burmalı yöneticiler, Müslümanları ezmeye, hatta imha etmeye yönelik bir politika uygulamaya başladılar. 19. yüzyıl sonlarında Burma’nın İngiliz sömürgesi altına girmesiyle şiddet kaldığı yerden devam etti.

British_soldiers_dismantling_cannons_ava1885

Panthay_mosque,_Mandalay,_Myanmar28 Mart 1942… Çanbilli köyündeki Müslümanlara saldıran Rakhineler, köydeki kadın, erkek ve çocukları kılıç ve mızraklarla şehit ettiler. Kadınlara tecavüz ettikten sonra vahşice öldüren Rakhineler, katliamın ardından Müslümanların tüm mallarını yağmaladılar. Olayların akabinde bölgeden geçen Lemro Nehri’nin sularının, masum insanların kanlarının rengiyle kırmızıya boyandığı resmi kaynaklarda geçen bir gerçektir. Tüm Arakan’a yayılan ve yaklaşık 40 gün süren saldırılarda en az 150.000 Arakanlı Müslüman kardeşimiz şehit edildi, köyleri yağmalanarak yerle bir edildi. Yüz binlerce kişi sakat kaldı, 500 bin kişi topraklarından göç etmek zorunda bırakıldı.

1962 yılında bu kez Burma’da yönetimi komünistler ele geçirdi. Komünist general Ne Win, devletin neredeyse tüm imkanlarını Müslümanları yok etmek için seferber etti. “Kral Dragon” operasyonu adı altında bir göçmen soruşturması başlattı. Küçük köylerde yaşayan halk, etrafı çitlerle çevrili kamplara toplandı. Köyler, camiler, medreseler yıkıldı. Tüm İslami eğitim kurumları, camiler ve benzeri dini merkezler kapatıldı. Mescidler eğlence merkezlerine ya da Budist tapınaklarına çevrildi. Hacca gitmek, kurban kesmek, toplu namaz kılmak ve diğer ibadetler yasaklandı. Cinayetler, tecavüzler, tutuklama ve işkenceler yapıldı. Bu zulüm nedeniyle bir milyondan fazla Müslüman, Arakan’ı terk ederek Bangladeş’e göç etmek zorunda kaldı. Mülteci kamplarında Müslümanlar çok büyük bir sefalet, yokluk, açlık ve salgın hastalıklarla yaşadılar.

1942-1996 yılları arasında ise Burma’da 15 bin yerleşim birimi yok edildi, 2 milyon kişi göçe zorlandı. 300 bin kişi şehit edildi. 20 bin kadın tecavüze uğradı. 5 bin cami ve medrese yakıldı.

Ocak 1992… Arakan Müslümanlarından 700 kişi Bangladeş sınırı yakınlarında boğularak öldürüldü.

1994 yılında ise 1.000’den fazla Müslüman yargısız infaz yöntemiyle şehit edildi.

Haziran 2012 itibariyle Müslümanlara saldırılar yeniden alevlendi. 330’ün üzerinde Müslüman köyü, cami ve medreseler de dahil, ateşe verilerek Müslüman kardeşlerimiz evlerinde diri diri yakıldı.

Bağımsız insan hakları kuruluşlarına göre bu bölgede Haziran ayında 1000 kişi acımasızca öldürülmüş, binlerce Müslüman evlerinden ve köylerinden sürülerek ormanlarda yaşamak zorunda bırakılmıştır. Müslümanlardan bir kısmı ise komşu Bangladeş’e sığınmak için okyanusa açılmış, ancak Bangladeş hükümetinin mültecileri kabul etmemesi nedeniyle yüzlerce Müslüman nehirde ve okyanusta boğularak hayatını kaybetmiştir.

130829-myanmar-gold-01.photoblog600
Mamuda, (ortada), yanında iki çocuğu ve yerde yatan kocası Nasir polis tarafından vurularak ölümcül şekilde yaralandı. Malezya’ya sığınmayı düşünen Nasira, “artık bu kampta kalamam. Burayı terk etmem gerekiyor.” diyor. Andrew Stanbridge

Ve şimdi 2014 yılının ilk günlerinde Arakan Müslümanları yine zulüm görüyor. Yılbaşında Tayland’a ulaşan bir grup Arakanlı mültecinin şu anda nerede oldukları bilinmiyor. Mültecilerin büyük çoğunluğu çocuklar, gençler ve genç yetişkinlerden oluşuyor. Gazeteciler güney Tayland’da birçok gizli kamp bulduklarını ve binlerce Arakanlı mültecinin bu kamplarda insan satıcıları tarafından zorla tutulduğunu duyurmuştu. Kamplardan kaçabilenlerin anlattıklarına gore insan satıcıları mültecilerin paralarını alıyorlar, dayak, tecavüz ve ölümler son derece yaygın.1

Resimler, mültecilerin 1 hafta önce Tayland’a vardıklarında çekilen son fotoğrafları. Çoğu kaçakçılar tarafından dövülmüş. Şu an bu mülteciler kayıp.

14 Ocak 2014 tarihinde ise yeni bölgeden yeni vahşet haberleri geldi. Sabah saat 3’te Myanmar askeri kuvvetleri, güvenlik kuvvetleri ve Arakan bölgesindeki teröristler, Arakan eyaletinde bulunan Du-Chira-Dan (Kilai-Daung) adındaki Rohingya köyüne vahşi bir saldırı gerçekleştirdiler. Bir hafta içinde aralarından kadın ve çocukların da bulunduğu 41 kişi şehit edildi. 200 kadın, 6 erkek ve 5 çocuk da kayıp. Öldürülen kişilerin arasında 103 yaşındaki Mariam Khatun da var.

Kilai Maungdaw Myanmar

Bu saldırı sonrasında çok sayıda masum köylüyü katlettiler, birçoğunu tutukladılar ve kadınlarla kızlara tecavüz ettiler. Köyü tam anlamıyla imha ettiler. Bu köye giriş yasaklandı ve Rohingyalılar ve diğer gözlemciler için yasak bölge ilan edildi.

16 Ocak günü saat öğleden sonra 3.30’da, Maungdaw’da görevli bir BM Mülteciler Yüksek Komiserliği görevlisi Alay-Than-Kyaw (Haisshu-Rata) köyündeki görevinden dönerken olup bitenleri görmek için Du-Chira-Dan köyüne uğradı. Onu gören birkaç Rohingyalı kadın evlerinden çıkıp olup biten gerçekleri ona anlatmak istedi. Fakat güvenlik görevlileri tarafından engellendiler. BM yetkilisinin yakınında ellerinde pala bulunan Rakhine (Arakan) bölgesinden teröristler bulunuyordu. Kısa süre sonra Güvenlik kuvvetleri onun uzaklaşmasını istediler.

17 Ocak’ta, Maungdaw ilçesi yönetimi Du-Chira-Dan köylülerini toplantıya çağırdı. Köylüler tutuklanma korkusuyla toplantıya gelmeye cesaret edemediler. Haziran 2012 tarihinde Maungdaw güneyindeki Baggona köyünde köylüler toplantıya çağırıldıktan sonra 100 masum kişi yetkililer tarafından tutuklanmıştı.

17 Ocak günü öğleden sonra 4’te Güvenlik kuvvetleri Myoma Kayindan (Shidda Fara) Pazar köyünden geçen Rohingyalıların video görüntüsünü kayıt ettiler. Bugünkü devlete ait (18 Ocak 2014) tarihli “New Light of Myanmar” (Myanmar’ın Yeni Işığı) adlı gazetede bu videodan alınan görüntülere yer verilerek, Maungdaw’da her yerin güvenli olduğu yazıldı. Ayrıca Irrawaddy ve AP Medyası Arakan eyaletindeki şiddetle ilgili haber yapmaları nedeniyle suçlandılar. Fakat Rohingyalıların terk etmek durumunda kaldıkları Du-Chira-Dan (Kilai-daung) köyü, dün video çekimi yapılan Myoma Kayindan köyünden 5 mil uzaktadır. Myanmar yönetimi kamuoyunu yanlış bilgilendirmektedir.

Yaşanan bu olaylar esnasında Burma’da bir Arakanlı ile telefon görüşmesi yapmayı başaran aktivist Jamila Hanan, bu görüşmeyi internette yayınladı. Bu konuşmada Arakanlı müslümanın gözyaşları içerisinde yalvararak kendilerinin kurtarılmasını istediği anlatılıyor.

 

Aşağıda acımasız askeri saldırı sonrasında masum Rohingyalılardan katliama uğrayan, kayıp olan veya tecavüze uğrayan kadın ve kızlar ile ilgili  sayılar veriliyor.

a)    30 kadın/kız, 6 erkek/delikanlı ve 5 çocuk katledildi

b)    200 kadın/kız, 120 erkek/delikanlı ve 65 çocuk kayıp

1) Sayed Ahmed kızı Musana (Yaş 40)

2) Hormuz kızı Noor Begum (Yaş 50)

3) Mohammed kızı Begum (Yaş 55) ve 10 ile 8 yaşlarında (erkek ve kız)

iki torunu

4) Sayed Ahmed kızı Isi Begum (Yaş 15) (üç parçaya ayrılmış halde)

5) Noor Salam’ın üç çocuğu (iki erkek ve bir kız)

6) Omar Hamid oğlu Abu Bakr Siddiqui (Yaş 20)

7) Abdu Shukkor oğlu Abdus Salam (Yaş 60) (Maungdaw Polis Merkezinde asıldı) ve bir oğlu ile kızı da öldürüldü.

Öldürülen diğer altı kişinin isimleri şöyle:

1) Nizam oğlu Zawbit (Yaş 80)

2) Matlib oğlu Lal Meah (Yaş 60)

3) Bodi Alam oğlu Shomsu (Yaş 40)

4) Salimullah oğlu Mohammed Shuaib (Yaş 10)

5) Zahiruddin kızı Mariam Khatun, rahmetli Nazir Ahmed’in eşi (Yaş 103)

6) Ahmed Hussein kızı Begum, Salimullah’ın eşi (Yaş 42)

Tutuklanan bazı kişilerin isimleri şöyle:

1) Badi Alam oğlu Shamshu (Yaş 50)

2) Jamal Uddin oğlu Kamal Uddin (Yaş 65)

3) Nizam oğlu Dhabir Ullah (Yaş 75)

4) Dhabir Ullah kızı Rajan (Yaş 45)

5) Zahid Alam (Yaş 30)

Yaralanan bazı kişilerin isimleri şöyle:

1) Sayed Alam oğlu Kabir Ahmed (Yaş 25) (Koluna mermi isabet etti)

2) Habi Ullah kızı Amina (Yaş 45) (Kolları ve bacakları kırıldı)

c) Tecavüz edilen kadınların sayısı henüz belli değil. Öldürülen kadınlardan çoğunun önceden tecavüze uğadığı yerli halk tarafından doğrulandı. Aynı vahşet kayıp olan kadınlara da uygulanabilir.

d) Köyden tahliye edilen aileler hala aile üyeleriyle bağlantıya geçmeye çalışıyorlar, fakat öldürülen veya kayıp olan kişilerin isimler ve diğer bilgiler henüz belirleniyor. 2

Allah Kuran’da Müslümanların kardeş olduğunu bildirir, birlik olup, birbirlerine destek olmalarını emreder. Kuran’ın bu emrini bilen Arakanlı kardeşlerimiz 1912’de Balkan savaşları sırasında topladıkları yardımları konsolosluk, Osmanlı Bankası ve Avrupa bankaları aracılığıyla Türkiye’ye gönderdiler. Örneğin Birmanya Hilâl-i Ahmer’i, yani Kızılayı, üyelerinden İbrahim Ali Molla, Abdurrahman ve Cemal efendiler topladıkları 3000 İngiliz lirasını padişaha göndermişlerdi. Arakanlı kardeşlerimiz oldukça zor koşullarda yaşamalarına ve ülkelerinde azınlık durumunda olmalarına rağmen ellerinde ne varsa, Kuran ahlakının gereği olarak, Osmanlı’ya yollamışlardı. Çünkü Allah Kuran’da Müslümanlara birbirlerine destek olmalarını emreder:

Şüphesiz Allah, Kendi yolunda, sanki birbirlerine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak cehd edenleri (mücadele edenleri) sever. (Saff Suresi, 4)

Burma’da hunharca şehit edilen kadın, çocuk, yaşlı, genç tüm Müslümanlar da bizim kardeşlerimiz. Bu kardeşlerimizin yaşam hakları ellerinden alındı, camileri, medreseleri yakıldı, seyahat etmeleri yasaklandı. Sadece ahşap evlerde yaşamalarına izin veriliyor ve yanlışlıkla evleri yanarsa altı yıl hapis cezası alıyorlar. Devlet hastanelerine gitmeleri yasak, devlet dairelerinde çalışamıyorlar, telefon kullanmaları, motorlu taşıt sahibi olmaları yasak ve vatandaşlık hakları yok.

Burma’daki Müslüman kardeşlerimizin canlarına kastedilmeden, güvenlik içinde İslam’ı yaşamalarını sağlayacak tek yol Türk İslam Birliği’dir. Zengin yer altı kaynaklarına, stratejik bir coğrafyaya sahip olan 1.5 milyarlık İslam alemi birleştiği takdirde değil kardeşlerimizin diri diri yakılması, saçlarının tek telinin dahi zarar görmesi söz konusu olamaz. Hiç kimse böyle bir zulmü aklından dahi geçiremez. Bugün Arakan’da Müslümanlar eziliyorsa, bunun en temel sebebi Müslümanların sahipsiz, başsız ve dağınık olmasıdır. Ve bu acıların sorumluluğu sadece bu zalimliği yapanlara değil, İslam aleminin birlik olması için gayret etmeyen herkese aittir. O yüzden sadece Arakanlı kardeşlerimizin değil tüm İslam aleminin ve dünyanın kurtuluşu için gelin hep beraber Türk İslam Birliği’ni isteyelim ve gayret edelim.

“TÜRK İSLAM BİRLİĞİ’Nİ İSTİYORUZ, YA RABBİ BİZE BİR AN ÖNCE TÜRK İSLAM BİRLİĞİ’Nİ NASİP ET”

1. http://www.timeturk.com/tr/2014/01/04/arakanli-multeciler-kayip.html, http://phuketwan.com/tourism/boatpeople-north-phuket-longer-located-19482/

2. http://www.rvisiontv.com/brutalities-beyond-imigination-some-details-on-numbers-of-rohingyas-killed-arrested-womengirls-raped/

Advertisements

One thought on “Arakan’lı Müslümanlar kimdir? Neden kendi vatanlarında zulüm görüyorlar? (Fotoğraflarla)

    Abdullah said:
    June 22, 2015 at 9:20 pm

    Bu yazmış oldugum yorumu her kim okuyorsa Allah rızası için eger müslanım elhamdulillah diyorsa arakandaki vahşetin son bulması için ne yapılması gerekiryorsa tek yumruk olarak cogalıp savaşalım ve büyük islam devletini kuralım inşallah amin Le ilahe illallah muhammeder rasulullah

Bir Yorum Yaz/Leave a comment

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s