Islam

Recep dede müthiş bir Kuran dersi verdi

Posted on Updated on


10678656_688235561290184_1654132410173352196_nErmenek’teki maden kazasında oğlu şehit olan Recep Gökçe’yi, Türkiye, cenaze törenine delik plastik ayakkabılarıyla katıldığında tanıdı. (Recep Dede’nin konuşmalarını buradan izleyebilirsiniz) Halkta bir duygu infiali oluştu. Ancak unutulan birşey vardı; kapitalist sistemin insanlığa sunduğu hayat biçimi zaten bu. Bir yerde aşırı zenginlik, israf, şaşalı hayatlar varken diğer yanda ezilen, açlık, sefaletle acı çeken insanlar kapitalist sistemin kaçınılmaz gerçeği. Modern ekonominin kurucularından kabul edilen Adam Smith’in insana ve ekonomiye bakış açısı aslında bu belalı sistemin çarpıklığını çok iyi özetliyor.

“İnsan pazarlık yapan hayvandır.” Adam Smith

İnsanı bir hayvan olarak gören Darwin’in evrim teorisinden etkilenen Adam Smith, bu çarpık mantığı ekonomiye uyguladı. İşte sonuçları karşımızda; Ermenek’te, Soma’da, Çin’de, Bangladeş’te, Pakistan’da ve daha adını bilmediğimiz yüzbinlerce noktada bu acı dolu hayatlar yaşanıyor.

Sn. Adnan Oktar yıllardır kitaplarında Darwinist-kapitalist sistemin dünyaya getirdiği felaketi tüm delilleriyle yer verdi. Bunlardan biri de ekonomi alanında yaşananlar. Sosyal Silah Darwinizm kitabında Sn Oktar, çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:

19. yüzyılda çelik endüstrisinin önde gelen isimlerinden ünlü Amerikalı iş adamı Andrew Carnegie, ilk başta Hıristiyanlığa bağlı idi, ancak sonradan Darwinizm’in aldatmacalarına kanmıştı. Carnegie otobiyografisinde kendisinin ve birçok arkadaşının nasıl Darwinizm’in etkisi altında kaldıklarını açıkça ifade ediyordu.

Amerikan Doğa Tarihi Müzesi’nden antropolog ve The Encyclopedia of Evolution (Evrim Ansiklopedisi)’ın yazarı Richard Milner, … Carnegie’in Darwinizm ile olan bağlantısını şöyle dile getirir:

… Carnegie ticaret hayatında, insanı ve dünyayı sömüren, rekabette ezip geçen ve yaptıklarını sosyal Darwinizm felsefesi ile meşru hale getiren, güçlü ve acımasız bir iş adamı olma yolunda yükseldi. Girişimci rekabetin, zayıfları ortadan kaldırarak topluma bir hizmette bulunduğuna inanıyordu. İş yaşamında, hayatta kalmayı başaranlar “uygundu” ve bu yüzden statülerini ve ödüllerini hak ediyorlardı. Carnegie, kapitalist etiği bir doğa kanunu haline getirdi. (Sosyal Silah Darwinizm, 3. Bölüm, Harun Yahya)

sosyal-silah-darwinizmKapitalist sistemin insanlığa sunduğu belaya karşı alınacak tek önlem Kuran ahlakına uymaktır. İnançsız, akıl sağlığı yerinde olmayan sadece belli ideolojilere hizmet eden felsefecilerin ortaya attıkları çürük sistemlere uymak bugüne kadar acı, gözyaşı, felaket ve bela getirdi. O halde bundan ders alıp, Kuran’a yönelmek tek yol. Peki Kuran’da Allah ekonomik anlamda nasıl bir sosyal hayat yaşamamızı öğütlüyor.

(Sadakalar) Kendilerini Allah yolunda adayan fakirler içindir ki, onlar, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremezler. İffetlerinden dolayı bilmeyen onları zengin sanır. (Ama) Sen onları yüzlerinden tanırsın. Yüzsüzlük ederek insanlardan istemezler. Hayırdan her ne infak ederseniz, şüphesiz Allah onu bilir. (Bakara Suresi, 273)

Ey iman edenler, faizi kat kat arttırılmış olarak yemeyin… (Al-i İmran Suresi, 130

Sizden, faziletli ve varlıklı olanlar, yakınlara, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere vermekte eksiltme yapmasınlar… (Nur Suresi, 22)

Onlar, harcadıkları zaman, ne israf ederler, ne kısarlar; (harcamaları,) ikisi arasında orta bir yoldur. (Furkan Suresi, 67)

Allah’ın, bol ihsanından kendilerine verdiği şeylerde cimrilik edenler, bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır; bu, onlar için şerdir… (Al-i İmran, 180)

… Altını ve gümüşü biriktirip de Allah yolunda harcamayanlar… Onlara acı bir azabı müjdele… (Tevbe Suresi, 34)

Allah bize, ihtiyacımızdan fazla olanı fakirlere, muhtaçlara vermemizi, haksız kazanç olan faizi almamızı, israf etmememizi, cimrilik edip, malları biriktirmememizi emrediyor. Bunların harfiyen uygulandığı bir dünyada açlık, yoksulluk, haksız kazanç, gelir adaletsizliği gibi kavramlar tarih olur. Allah, bize, İslam ahlakının tüm güzelliğiyle yaşandığı bir dünyanın hakim olmasını en yakın zamanda göstersin.

 

Hastalıklara sabretmek ibadet hükmündedir

Posted on Updated on


Bediüzzaman Said Nursi Hazretler Lemalar’da hastalıklara şükürle sabretmenin menfi ibadet olduğunu şöyle anlatır.

Evet, ibadet iki kısımdır: bir kısmı müsbet, diğeri menfi. Müsbet kısmı malûmdur. Menfi kısmı ise, hastalıklar ve musibetlerle, musibetzede zaafını ve aczini hissedip, Rabb-i Rahîmine ilticâkârâne teveccüh edip, Onu düşünüp, Ona yalvarıp hâlis bir ubudiyet yapar. Bu ubudiyete riyâ giremez, hâlistir. Eğer sabretse, musibetin mükâfâtını düşünse, şükretse, o vakit herbir saati bir gün ibadet hükmüne geçer. Kısacık ömrü uzun bir ömür olur. Hattâ bir kısmı var ki, bir dakikası bir gün ibadet hükmüne geçer. Hattâ bir âhiret kardeşim, Muhacir Hafız Ahmed isminde bir zâtın müthiş bir hastalığına ziyade merak ettim. Kalbime ihtar edildi: “Onu tebrik et. Herbir dakikası bir gün ibadet hükmüne geçiyor.” Zaten o zat sabır içinde şükrediyordu.

Mutlu bayramlar

Posted on Updated on


candy shop

Herkese hayırlı, güzelliklerle dolu, mutlu bir bayram dilerim. Allah’ın tüm dünyada sevginin, merhametin, kardeşliğin hakim olduğu günleri bize çok yakında göstersin. Acılar, mutsuzluklar, nefret ve baskı sona ersin.

Bayramda çocukları çok sevindirelim. Onlar dünyanın masum süsleri. Onların yüzlerindeki mutluluğu görmek, bir nebze de olsa katı kalpleri yumuşatır inşaAllah.

Adnan Oktar, Gazze için neler söyledi? 21 Temmuz 2014

Posted on Updated on


Gazze için bir duamız olsun

Posted on Updated on


Gazze’de savaş çığırtkanlığı yapıp, ateşin devam etmesini isteyenler neyin öncülüğünü yaptıklarının farkındalar mı?

Her iki taraf birbirlerine füze atmaya devam ederse;

  1. İsrail daha sert karşılık verir.
  2. İsrail sert karşılık verince çocuk, kadın, bebek daha çok sivil şehit olur.
  3. Gazze’de su, elektrik gibi en insani ihtiyaçlar tamamen tükenme noktasına gelir.
  4. Ağır bombardıman altında yaralılar tedavi edilemez. Ufak çaplı yaralanmalar yüzünden ölüm sayısı çok artabilir.
  5. Her insanın en doğal hakkkı olan huzur ve güvenlik içerisinde yaşamak Gazzelilerin elinden almış olunur.
  6. İsrail ve Mısır yıldırma politikası izleyerek insani yardım geçişlerini tamamen kapatırsa Gazze halkı en temel ihtiyaçlarından bile mahrum kalır.
  7. Gazze halkı ağır bombardımandan kaçmak için göç ederek mülteci durumuna düşebilir.
  8. Gazze’de taş taş üstünde kalmaz.
  9. Türkiye’nin yıllardır emek emek yardım ettiği Gazze halkının ne hastaneleri, ne evleri, ne okulları kalır.
  10. Savaşın travmatik izleri Gazzeli çocukların üzerinde kalıcı etkiler bırakır.
  11. Hem İsrail hem Gazze çok az olan maddi imkanlarını silaha harcadıkça daha da fakirleşirler.
  12. Bu çatışmanın uzun sürmesi sadece silah tüccarlarının lehine olur.

İsrail halkı da Gazze halkı da dindar insanlar. Gururu bir kenara bırakıp ateşkes dolayısıyla barış yapmak için gayret edilmeli. Gurur şeytandandır. Şeytan, Hz. İbrahim’in nesli olan Müslümanları ve Musevileri birbirine kırdırmaya çalışıyor. Dindar Museviler ve Müslümanlar şeytanın bu oyunun farkına varsın. Eğer düşman edinilecekse her iki tarafın da şeytanı düşman edinmesi gerekir.

10422097_288548757983986_4850354049124020444_n

“Gerçek şu ki, şeytan sizin düşmanınızdır, öyleyse siz de onu düşman edinin. O, kendi grubunu, ancak çılgınca yanan ateşin halkından olmağa çağırır.” Fatır Suresi, 6

Bir de hayal edin karşılıklı olarak ateş dursa ve hemen ardından barış ilan edilse ne olur?

  1. İsrail kendini güvende hissedeceği için Gazze’deki abluka sona erer.
  2. Mısır’la sınır açılır. Ticaret, eğitim gibi pekçok alanda işbirliği yapılır.
  3. Gazze ve Batı Şeria birleşir.
  4. Gazze ve Batı Şeria’nın birleşmesi başta ekonomik ve iktisadi alanlar olmak üzere pekçok alanda Müslümanların kalkınmasını sağlar.
  5. Filistin ekonomik anlamda kendine yetecek hale geldiği taktirde İsrail’le ticaret yapabilir.
  6. Filistin ve İsrail’in ortak ticaret yapmaları her iki tarafın da zenginleşmelerine vesile olur.
  7. Gazze’nin füzeye, silaha yaptığı harcamaları eğitime yönlendirmesiyle kaliteli, iyi eğitimli, modern dindar Müslüman bir nesil yetişir.
  8. Müslümanlar hiçbir sıkıntı olmadan Mescid-i Aksa’da ibadetlerini yapabilirler.
  9. Gazze halkı iyi eğitim alır, üretime, ekonomiye katkıda bulunacak hale gelirse dış yardımlara muhtaç olmaz.
  10. Filistin toprakları geri kalmışlıktan kurtulur, Tel-aviv, Hayfa gibi modern şehirler oluşur.
  11. İsrail, Filistin topraklarında yeni yerleşim birimleri inşasını durdurur çünkü Müslümanların, Musevileri yok etmek isteyen insanlar olduğu iddiası ortadan kalkar.
  12. Filistinliler işlerine, evlerine gidebilmek için hergün saatlerce kontrol noktalarında bekleyip, kendi yurtlarında bir yabancı gibi yaşamazlar.

Tüm bunları uzak görmemek gerek. Tüm Müslümanlar dua edip, barış şartlarının oluşturulması için azami gayret gösterirse, Allah samimi, içten yapılan duaya mutlaka karşılık verir.

“Rabbiniz dedi ki: “Bana dua edin, size icabet edeyim…” Mümin Suresi, 60

Kuran ahlakı dünyaya hakim olacak

Posted on


e1462395a1670f81d36fe565af1390caİnkar edenler dediler ki: “Bu Kuran’ı dinlemeyin ve onda okunurken yaygaralar koparın. Belki üstün gelirsiniz.” Artık gerçekten o inkar edenlere şiddetli bir azap tattıracağız ve yaptıklarının en kötüsüyle cezalandıracağız. Fussilet Suresi, 26-28
İnkarcılar, Peygamberimiz zamanında da kibirlerinden dolayı Kuran’a karşı düşmanca tavır içindeydiler. Kuran okunduğu zaman müthiş öfkelenip, Kuran’ın duyulmasını engellemeye çalışıyorlardı. Bugün de, Allah’ın Kuran ahlakını dünyaya hakim edeceğini, Mehdi’sini göndereceğini anlattığımız zaman bazı kimseler ağızlarından nefret sözleri saçılarak bunu reddediyorlar. Bu kişiler ne kadar bağırıp, çağırsa da, reddetse de Allah vaadini gerçekleştirendir.
 
“Onlar, Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Oysa Allah, kendi nurunu tamamlayıcıdır; kafirler hoş görmese bile. Elçilerini hidayet ve hak din üzere gönderen O’dur. Öyle ki onu (hak din olan İslam’ı) bütün dinlere karşı üstün kılacaktır; müşrikler hoş görmese bile.” Saff Suresi, 8-9

Soma’nın güzel ahlaklı yiğidi

Posted on Updated on


Madenci Murat Yalçın kardeşimizin hayatını Allah kurtardı. Videoda da gördük, o hep Allah’a şükrediyor. Ahlakıyla tüm Türkiye’ye örnek oluyor. Ahlakı güzel olanı herkes sever, sahip çıkar, şefkat duyar, yanında olur. Murat kardeşimiz bunun ispatıdır. Bu ahlakından dolayı hangi görüşten, inançtan olursa olsun tüm Türk halkı onu sevdi, şefkat duydu. Çünkü o, en zor anında bile nezaketi, fedakarlığı elden bırakmadı. Kendini değil zor durumda olan arkadaşlarını düşündü. Sedyeye yatarken sonradan kullanacak kişilere temiz bırakmak için ayakkabılarını çıkarma nezaketini gösterdi. Peygamber ahlakını almış bu asil Kürt kardeşimiz, nezaketli, güzel ahlaklı olunca birşey kaybetti mi? Hayır, aksine hem Allah’ın sevgisini, hem de sağcı, solcu, ateist, dindar her kesimden Türk halkının sevgisini kazandı. Allah hepimizi güzel ahlakta sebat edenlerden kılsın. Allah’tan geldik, Allah’a döneceğiz. Delicesine sahip çıkılan bedenler bu dünyada birer ceset olarak kalacak, inşaAllah ahirete gidecek olan ruhlarımız güzel olsun.