Neanderthaller, Şifalı Bitkilerle Hastalıkları Tedavi Ediyorlardı

Posted on Updated on


neanderthal-university-of-zurichGünümüzden yaklaşık 50 bin yıl önce yaşayan Neanderthal insan ırkına ait izler gün geçtikçe daha da belirginleşiyor. Neanderthallere dair önemli bulgular, İspanya’nın kuzeyindeki El Sidron Mağarasında ortaya çıkarılmaya devam ediyor. 1994 yılından beri mağarada devam eden kazı çalışmalarında 13’ü Neanderthal olmak üzere toplam 2 bin adet fosil ortaya çıkarıldı.

Barselona Katalan Üniversitesi arkeologlarının bu fosiller üzerine yaptıkları son araştırmada Neanderthallerin dişleri incelendi. Dişlerin arasındaki yiyecek kalıntılarında papatya ve civanperçemi gibi bitkilerin izlerine rastlandı. Henhangi bir besin değeri taşımayan bu bitkilerin özelliği şifalı olmasıdır. Bu şifalı bitkiler günümüzde de çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır.

Evrimci bilim adamları Neanderthallerin, yarı insan-yarı maymun özellikleri taşıyan ilkel canlılar olduklarını olduklarını iddia etmektedirler. Oysa bugüne kadar yapılan tüm incelemeler evrimcilerin bu iddiasının asılsız olduğunu ortaya koymuştur. Nasıl mı?

Neanderthaller, çok farklı amaçlarla deniz aşırı ülkelere seyahatler yaptılar. 50 bin yıl once çetin hava şartlarına karşı koyabilecek bir teknoloji geliştirdiler.

Sosyal yönleri çok güçlüydü. Ölüler için mezar kazıyorlardı. Sevgilerinin bir göstergesi olarak bu mezarları süslüyorlardı.

Flütle güzel ezgiler eşliğinde eğleniyorlar, iğne kullanarak zevklerine uygun kıyafetler dikiyorlardı ve son olarak da şifalı bitkilerle hastalıkları tedavi ettikleri anlaşıldı.

Bugüne kadar Neanderthallere ait sandalet, flüt, kayık, iğne, mezar yerleri gibi bulgular bize bu insan ırkının zamanın şartları içerisinde oldukça medeni bir hayat sürdürdüklerini anlatıyor. Ki bunlar sadece bulunanlar, tahminim o ki bundan sonraki araştırmalar, bize Neanderthallerin hayallerimizin ötesinde müthiş keşifler yaptıklarını gösterecek.

Advertisements

Hakkari’de 450 Milyon Yıllık Yaşam İzleri

Posted on


Hakkari Zap vadisi

Dünyanın her yerinde toprağın altı, kayalar, dağlar milyonlarca yıllık canlı fosilleriyle dolu. Bugüne kadar yer katmanından yaklaşık 450 milyon tane canlıya ait fosil çıkarıldı. Bu fosillerin hepsinin ortak noktası neydi diye sorulacak olursa cevabı tektir; hepsi mükemmel yapıda canlılardır. Örneğin günümüzde soyu tükenmiş bir trilobit fosilinin gözleri incelendiğinde muhteşem petek yapısı hemen anlaşılır. Bir dantel kanatlının fosiline baktığımızda bu kez kanatlarındaki mükemmel damar yapısını en ince ayrıntısına kadar görebiliriz. Bugün sinek, balık, kaplumbağa, kozalak ve diğer milyonlarca canlının fosilini çok detaylı olarak inceleme imkanımız vardır.

Geçtiğimiz aylarda incelenen milyonlarca fosilden biri de Hakkari-Zap Vadisi, Şort Tepe oluşumunda bulunan 450 milyon yıl yaşındaki bir deniz eklembacaklısı fosiliydi. Eklembacaklıların bu türüne ait fosil ilk kez bulunduğu için buna Paraeurypterus anatoliensis adı verildi. Resimde de görüldüğü gibi bu fosil çok iyi korunmuş. Yarım ay şeklindeki göz yapısı, kabuğun şekli, kafası, ön kolları ayırd edilebilir şekilde çok net görülmektedir.

450 milyon yıl once o bölgenin sularında yaşayan bu muhteşem canlı fosili, diğer tüm fosiller gibi insanlık için önemli bir mirastır. Bu fosillerin varlığı bize yeryüzünde canlılığın ilk başladığı andan itibaren harika bir işleyiş olduğunu gösteriyor. Çünkü her fosilin muhteşem özellikleri var. Göz yapıları, kabukları, yüzgeçleri, iskelet yapıları ve diğer tüm detayları günümüzdeki canlılarla aynı kusursuzluğa sahip. Tabi bu kusursuzluk evrimcileri zor durumda bırakıyor ama yapacak birşey yok, yeryüzünün tüm katmanlarından fosiller “biz muhteşem canlılarız” diye adeta bağırıyorlar.